Bugün güzel bakalım dünyaya ne eleştirelim! Ne öf diyelim! Hiç girmediğimiz dehlizlere dalalım. Hoşgörüyle dolduralım gönlümüzü, güzel olanı görerek mutlu edelim gözlerimizi. Tatlı sözlerle taçlandıralım dillerimizi. "Ruh" duygu notalarıyla süslenmiş "beden"de onun enstrümanı. En güzel besteleri biz yapalım, şarkıları biz söyleyelim. Hiç bozulmasın Akordumuz. Hangi duygu frekansında titreşirsek o duygunun melodilerini yayarız.
İçinde yüzmediğimiz dehlizlerden ibaretiz. Tüm benliğimizi hissederek yaşarsak çok derinlere dalmaya da gerek kalmaz aslında.
Neden geldik bu dünyaya? Yaşama amacımız ne? Bu soruların cevabını bulduğumuz anda başlar hayat.
Yaşamak da ölmek gibi, büyük bir illüzyon.
Metafizik alemde bir "zerre insan"
Zerrede bir ışık, ruhda ışık ve frekanstan ibaret. Sorduğum ve aldığım cevaplar karşısında diyorum ki...
Tefekkürüm oldu teşekkürüm
Gözlerim kapalı yoldayım
Tevekkülüm gönlüme yoldaş
Edebimle kol, kola yürürüm
Kimileri ahkâm keser duymam
Hakka giden yol benim
Aşkıyla yanar
Celalinden korkarım
Ne kadar sakınsam da günahtan
Yinede günahkârım.
Başkalarından ne eksiğim ne fazlam var benim. Nihayetinde bende insanım.
Çokta anlam yükleme! şu hayata.
Teslimiyetle bırak kendini kollarına.
Sen plân yaparsında kader bildiğini okur aslında. Hangi duygularla beslendiysek ruhumuz onunla doludur. Değiştir bakış açını, sana diz çöksün dünya.
Kendi elinde deva. Hangi kapıdan girersek o kapıdan karşılık alırız.
Kısacası; "Kim olduğun" neyle beslendiğine bağlıdır. Sen sen ol temiz beslen bu hayatta.